Ürper Hukuk Bürosu Av. Şeyma Ürper
Haksız Fiil ve Tazminat

Trafik kazasından sonra zarar nasıl giderilir? Belgeler, başvuru ve süreler

Kazanın ilk saatlerinde alınan birkaç belge, aylar sonra açılacak dosyanın kaderini belirler. Sigorta şirketine başvuru neden zorunlu, süreler ne zaman işlemeye başlar?

Bir kazadan sonra ilk soru genellikle “ne yapmalıyım” değil, “şimdi ne olacak” olur. Oysa dosyanın seyrini belirleyen şeylerin çoğu ilk günlerde, çoğu zaman da farkında olunmadan yapılır ya da yapılmaz.

İlk saatler: belge toplamak

Uygulamada en sık karşılaştığım eksiklik, kaza anına ait belgelerin sonradan bulunamamasıdır. Kaza yerinde ya da hemen sonrasında şunlar önemlidir:

  • Kaza tespit tutanağı. Yaralanma varsa polis ya da jandarma tutanağı düzenlenir; yalnızca maddi hasar varsa taraflar anlaşarak kendi aralarında tutanak tutabilir. Tutanağın bir örneğini mutlaka alın.
  • Hastane kayıtları. Küçük görünen bir yaralanma bile hastanede kayıt altına alınmalıdır. Sonradan ortaya çıkan şikâyetler, kaza günü alınmış bir kayıt olmadan kazayla ilişkilendirilemeyebilir.
  • Fotoğraf ve tanık. Araçların konumu, yol, hava koşulları ve hasar fotoğraflanmalı; varsa tanıkların adı ve telefonu alınmalıdır.
  • Karşı tarafın bilgileri. Plaka, sürücü kimliği ve zorunlu trafik sigortası poliçesi. Poliçe bilgisi, başvurunun hangi sigorta şirketine yapılacağını belirler.

Hangi zararlar istenebilir?

Haksız fiilden doğan zarar, Türk Borçlar Kanunu’na göre maddi ve manevi olarak ikiye ayrılır. Trafik kazasında maddi zarar kalemleri genellikle şunlardır: araç hasarı ve onarım sonrası değer kaybı, tedavi giderleri, çalışılamayan süre için geçici iş göremezlik, kalıcı bir sakatlık varsa sürekli iş göremezlik, ölüm hâlinde ise destekten yoksun kalma zararı. Manevi zarar ise kişinin yaşadığı acı ve elem karşılığında istenir; bunun için bedensel bir zarar ya da ağır bir kişilik hakkı ihlali aranır.

Önemli bir ayrıntı: zorunlu trafik sigortası manevi zararı karşılamaz. Manevi tazminat, kazaya sebep olan sürücüden ve araç işletenden istenir; sigorta şirketinden değil.

Sigorta şirketine başvuru neden zorunlu?

Karayolları Trafik Kanunu’na göre, zorunlu trafik sigortası kapsamındaki bir zarar için dava açmadan ya da Sigorta Tahkim Komisyonu’na gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir. Sigorta şirketi on beş gün içinde cevap vermezse ya da verdiği cevap yeterli bulunmazsa, o zaman dava ya da tahkim yolu açılır. Bu başvuru bir formalite değildir; başvurusuz açılan dava usulden reddedilebilir ve zaman kaybedilir.

Başvuruya kaza tutanağı, hastane raporları, hasar belgeleri ve kimlik bilgileri eklenir. Sigorta şirketinin yaptığı ödeme teklifini kabul etmek zorunda değilsiniz; kısmi ödeme alındıktan sonra da kalan zarar için yola devam edilebilir, ancak imzalanan ibraname metnine dikkat edilmelidir.

Dava mı, tahkim mi?

Sigorta şirketiyle uzlaşılamayan hâllerde iki yol vardır: mahkemede dava ya da Sigorta Tahkim Komisyonu. Tahkim genellikle daha hızlı ilerler ve zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olması şartı aranmaz. Hangi yolun seçileceği, zararın türüne ve tutarına, karşı tarafın kim olduğuna ve dosyanın ispat durumuna göre değişir. Manevi tazminat ve sigorta kapsamı dışındaki zararlar için muhatap sürücü ve işleten olduğundan, o kısım için mahkeme yolu kalır.

Süreler ne zaman işlemeye başlar?

Karayolları Trafik Kanunu’na göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kazadan itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa ve ceza kanununda bu suç için daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse, o uzun süre uygulanır. Yaralamalı kazaların çoğunda bu ikinci hâl söz konusudur.

Uygulamada süre kaçırmaktan çok, sürenin nereden başladığının yanlış hesaplanması sorun olur. Özellikle kalıcı sakatlıkta “zararı öğrenme” tarihi, kaza günü değil, sakatlığın kesinleştiği rapor tarihi olabilir. Bu hesap dosyadan dosyaya değişir ve erken yapılmalıdır.

Kusur nasıl belirlenir?

Tarafların kusur oranı, kaza tutanağındaki tespitle kesinleşmez; mahkeme ya da tahkim aşamasında yaptırılan teknik incelemeyle belirlenir. Zarar görenin kendi kusuru varsa tazminat o oranda azaltılır. Emniyet kemeri takılmamış olması gibi hususlar da bu hesapta dikkate alınır.

Bu yazı genel çerçeveyi anlatır. Her kazanın koşulları, her yaralanmanın seyri ve her poliçenin kapsamı farklıdır; somut bir dosyada hangi kalemin ne zaman ve kimden isteneceği, belgelerle birlikte değerlendirilir.

Av. Şeyma Ürper

Bursa Barosu, Baro Sicil No 6768, TBB Sicil No 82999

Yazarın diğer yazıları

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş ya da danışmanlık niteliği taşımaz. Anılan mevzuat yazının tarihindeki hâliyle esas alınmıştır. Somut durumunuz için avukatınıza danışın.

Tüm yazılar